B. Sözcükler Arasındaki Anlam İlişkileri

1. Eş Anlamlı Sözcükler

2. Yakın Anlamlı Sözcükler

3. Zıt Anlamlı Sözcükler

4. Eş Sesli Sözcükler

5. İkilemeler

6. Yansımalar

7. Atasözleri

8. Dolaylama

9. Anlam Genişlemesi

10. Anlam Daralması

11. Anlam İyileşmesi

12. Anlam Kötülemesi

13. Güzel Adlandırma

B. SÖZCÜKLER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ 

1. EŞ ANLAMLI SÖZCÜKLER

Türkçenin önemli zenginliklerinden biri olan ve anlamca aynı kavramları karşılayan sözcüklerdir. 

Eş anlamlı sözcüklerde anlamsal bağlantı vardır; ancak yazılış ve okunuşları birbirinden tamamen farklıdır. 

Eş anlamlı sözcüklere anlamdaş sözcükler de denir. Genel olarak eş anlamlı kullanılan sözcüklerden biri yabancı kökenli dillerden alınmıştır. Türkçeye en çok Arapça ve Farsçadan dillerinden anlamdaş kelimeler girmiştir.

UYARI: Özellikle anlatım bozukluğu konusunda aynı anlama gelen sözcüklerin kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunun en önemli sebebi eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır. Bu anlatım bozukluklarında yabancı dillerden alınan kelimelerin atılmasıyla anlatım bozukluğu düzeltilmiş olur. 

Eş Anlamlı Sözcüklerle İlgili Örnek Cümleler 

Okulun en değerli elemanıydı.

İnsan sevdiğinin kıymetini bilmezmiş. 

Doğru yanıtlar için beş puan verilecektir.

Her doğru cevap için ödül alacaksınız. 

Bu sene kış çok soğuk geçecek.

Bu yıl okullar erken açılacak. 

Bu imkân bize verilse çok başarılı olurduk.

Sana verilen olanaklar bizde yok. 

Eş Anlamlı Sözcüklere Örnekler 

Kıymetdeğer, cevap-yanıt, sene-yıl,  medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, sınav-imtihan, yöntem-metot, mesele-sorun, fiil-eylem, kelime-sözcük, vasıta-araç… 

UYARI: Eş anlamlı sözcükler çoğu zaman birbirinin yerine kullanılabilirler; ancak bazı zamanlarda bu kural anlatım bozukluğuna neden olabilir. 

Örneğin, “Kara batım, kör talihim.” yerine “Siyah bahtım” dememiz anlamı bozar ve anlatım bozukluğuna neden olabilir. 

NOT: Eş anlamlılık sadece Türkçe sözcüklerle dilimize girmiş yabancı sözcükler arasında olmaz. Türkçe olan iki kelime arasında da eş anlamlılık özelliği olabilir.

Örnek 1:

·         Çok yakın bir zamanda deprem bekleniyor.

·         Yer sarsıntısı sonucunda halk dışarı çıkmıştı.

·         Son zelzele insanları iyice tedirgin etmişti. 

Yukarıdaki cümlelerde olduğu gibi zelzele-deprem-yer sarsıntısı sözcükleri Türkçe sözcükler olup üçü de eş anlamlılık özelliği taşımaktadır. 

Örnek 2: 

·         Kimi zaman seni arar ve sorarım.

·         Ara Sıra aklıma sen gelirsin.

·         Zaman zaman seni düşündüğüm olur.

·         Arada bir aklıma düşersin.

·         Bazen seni düşünür, ağlarım. 

Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin tamamı Türkçedir ve hepsi de eş anlamlı sözcüklerdir. 

 

2. YAKIN ANLAMLI SÖZCÜKLER 

v  Yazılışları ve okunuşları farklıdır.

v  Eş anlamlı gibi görünse de tam olarak birbirinin yerini tutmazlar.

v  Aralarında anlam ayrıntısı bulunur.

v  Genellikle çoğunluğu Türkçe sözcüklerdir.

v  Çoğunlukla fiillerde görülür. 

Çocukları sınıflarına gönderdi.

Paketleri eve yolladı. 

Yaptıklarından bezdim.

Yaptıklarından bıktım.

Yaptıklarından usandım. 

Senden ilk defa bir şeyler istedim.

Dualarımın kabul olmasını diledim. 

Elindeki topacı durmadan çeviriyordu.

Topu elinde sürekli döndürüyordu. 

Bunun dışında örnek olarak sayacak olursa bakmak-seyretmek, küsmek-kırılmak-gücenmek-darılmak gibi birçok sözcük yakın anlamlı olma özelliği taşımaktadır.

Örnek: 

Bana yaptıklarından dolayı ona küsmüştüm.

(Kesinlik ve aşırılık anlamı katmıştır.) 

Bana yaptıklarından dolayı ona gücenmiştim.

(Üzülmek anlamı katmıştır.) 

Bana yaptıklarından dolayı ona darılmıştım.

(Gücenip görüşmez olmak anlamı katmıştır.) 

Bana yaptıklarından dolayı ona kırılmıştım.

(Esneklik, hoşgörü anlamı katmıştır.) 

3. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER 

v  Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklere zıt anlamlı sözcük denir.

v  Türkçede her sözcüğün zıt anlamlısı yoktur.

v  Fiillerin olumsuz şekilleri karşıtlık anlamı taşımaz.

v  Sözcüklerin karşıt anlamları cümlelerde kullanıldıkları anlamlara göre değişiklik oluşturabilir.

v  Sözcüklerin zıt anlamlarının olması için iki kelimenin de gerçek (temel) anlamlarında kullanılması gerekir. 

Zıt Anlamlı Cümlelerle İlgili Örnekler 

·         Siyah bir perde çekilmişti beyaz evin pencerelerine.

·         Uzun bir yaşamın en kısa anındayız.

·         Aşağı in, yukarı çık.

·         Bir ileri, iki geri; bu yalan dünya ha var, ha yok.

·         İlk önce üzüldüm; sonra da sevindim

UYARI: Olumsuzluk eki bir kelimenin zıt (karşıt) anlamlısı değildir. 

Sevinmek kelimesinin zıt anlamlısı sevinmemek değil; üzülmek sözcüğüdür.

Aşağıdaki cümlelerde zıt anlam özelliği yoktur. Zıt anlamlı olabilmeleri için iki sözcüğün de gerçek (temel) anlamlarında kullanılması gerekir. 

Ağır bir taş alıp suya attı. (Gerçek Anlam)

Hafif insanlardan hoşlanmam. (Mecaz Anlam) 

4. EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER 

·         Yazılışları ve okunuşları aynıdır.

·         Anlamları birbirinden farklıdır.

·         Yalın halde ya da ek almış halde olabilirler.

·         Cinaslı kafiye olarak şiirlerde yer alır.

·         Şiirde genellikle manilerde kullanılır. 

Şekil bakımından tamamen aynı olan bu sözcükler anlam bakımından kullanıldığı cümleye göre farklı anlamlarda kullanılabilir. 

Eş Sesli Sözcüklerle İlgili Örnekler 

Sana bahçeden bir gül kopardım. (Çiçek)

Biraz da benim yüzüme gül. (Eylem) 

Mavi yazma bağlama. (Baş örtüsü) (Olumsuz eylem)

Bağlama çalarak bir türkü yazma. (Saz) (Olumsuz eylem) 

Kır hayatı insanı canlı tutar. (Kırsal alan)

Onun sözleri bizi kırdı. (Eylem) 

UYARI: Bazı sözcükler aldıkları farklı eklerle de eş seslilik oluşturabilirler. 

Örnek:

Kurşunlar bizim oyuncağımız olmuş.

Her saat birini kurşunlar.(kurşun-la-r 

Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya

Ben yârimden ayrılmam götürseler asmaya 

UYARI:

Uzatma işareti olan bazı sözcüklerle uzatma işareti olmayan sözcükler arasında eş seslilik yoktur. Bu tür sözcüklerin yazılışları ve okunuşları farklıdır. 

Örnek: 

Babanın kız kardeşine hala denir.

Hâlâ seni düşünür, sana ağlarım. 

Kar – Kâr, Adet – Âdet bu tür sözcüklerde eş seslilik yoktur.

 

5. İKİLEMELER 

Aynı kelimenin, zıt ya da yakın anlamlı kelimelerin yan yana kullanılarak anlamı güçlendirip çekici hale getirmek için kullanılmasına denir.

·         İkilemelerde amaç anlamı pekiştirmektir.

·         Yakın anlamlılık olabilir.

·         Zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulabilir.

·         Aynı anlamlı sözcüklerle oluşabilir.

·         Karşı anlamlı sözcüklerle oluşabilir.

·         Sözcük tekrarlarıyla oluşabilir.

·         Yansıma sözcüklerle oluşabilir.

·         Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle oluşturulabilir.

·         Anlamsız sözcüklerle de oluşturulabilir. 

UYARI: İkilemelerin arasına herhangi bir noktalama işareti konulamaz. 

İkilemelerle ilgili örnek cümleler

a) Yakın Anlamlı İkilemeler

Doğru dürüst işlerde çalışsaydın.

Eş dosta seni arar, seni sorardı. 

b) Aynı Anlamlı İkilemeler 

Kılık kıyafet kanunu değişti.

Benden köşe bucak kaçıyordu.

Ses seda kalmadı ondan geriye. 

c) Karşıt Anlamlı İkilemeler 

Aşağı yukarı beş yıl geçti.

İleri geri konuşup durma.

Er geç seni bulacağım.

Az çok olayları tahmin edebiliyordu. 

d) Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşan İkilemeler 

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Yavaş yavaş merdivenleri tırmanıyordu.

Gezdin Anadolu’yu duya duya. 

e) Yansıma Sözcüklerin Tekrarıyla Oluşan İkilemeler

Çat pat diye sesler çıkarıyordu.

Beni görünce kıs kıs gülüyordu.

Fırıl fırıl etrafta dolaşıp duruyordu. 

f) Biri Anlamlı Biri Anlamsız Sözcüklerle Oluşan İkilemeler

Eğri büğrü bir yoldan gidiyorduk.

Eski püskü kıyafetler giymeyi tercih ediyordu. 

g) Yarı Anlamlı Sözcüklerle Oluşan İkilemeler 

Ivız zıvır eşyaları sürekli toplardı.

Abur cubur yemeyi tercih ederdi.

Eciş bücüş bir oyuncağı vardı. 

6. YANSIMA SÖZCÜKLER

İnsana veya tabiattaki canlı ya da cansız varlıklara ait seslerin taklit edilmesiyle ortaya çıkan seslere yansıma sözcük denir. 

Yansıma Sözcüklerle İlgili Örnek Cümleler 

Pat pat diye sesler bizi korkuttu.

Çalılardan hışır hışır bir ses geliyordu.

Çat diye içeri biri girdi.

Ahırdan me mee diye bir ses geliyordu.

Elindeki bilyeler şıkır şıkır parlardı. 

NOT: Yansıma sözcükler yapım eki alarak isim ya da fiil görevinde kullanılabilirler. 

Örnek:

Miyav sözcüğü yansıma bir sözcüktür. Bu sözcüğe –la-le eki getirildiğinde sözcük fiile dönüşür. (Miyavla-) 

Kedi, köpeği görünce miyavladı. 

Örnek: Şıkır sözcüğü yansıma bir sözcük olup –tı eki aldığında isime dönüşür. (Şıkırtı) 

Bu şıkırtılar kulağımı tırmalıyor. 

7. ATASÖZLERİ

İslamiyet öncesinde Sav adıyla bilinen atasözleri, ilk kez Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lugati’t Türk adlı eserde yer almaktadır. 

Atasözleri, geçmişten günümüze kadar süre gelen zaman diliminde milletin ortak kültüründen meydana gelmiş, belirli bir yargı içeren, anonim sözlere denir. 

Atasözlerinin Özellikleri

·         Kalıplaşmış ifadelerdir.

·         Atasözlerinde; hiçbir sözcük, eş anlamlı dahi olsa, değiştirilemez.

·         Söyleyeni belli olmayan (anonim) ürünlerdir.

·         Belirli bir yargı içerirler.

·         Atasözlerinde amaç; az sözle çok şey ifade etmek olduğu için kısa ve özlü sözlerdir.

·         Genellikle mecazlı bir anlam ifade ederler.

·         Derin bir gözlem sonucu ortaya çıkmış sözlerdir.

·         Olaylar yaparak yaşayarak öğrenmenin kanıtı olup tecrübelere dayanır.

·         Anonim olan bu sözler edebi metinler içerisinde yer alır.

·         Atasözleri bir ders ve öğüt verme amacı taşırlar.

 Atasözleriyle ilgili örnek cümleler 

·         Damlaya damlaya göl olur.

·         Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.

·         At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.

·         Üzerine laf düşmedikçe konuşma.

·         Böyle gelmiş, böyle gider.

·         Göz görmeyince gönül katlanır.

·         Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.

·         Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

·         Dost kazan dost; düşman anadan da doğar.

·         Geniş gününde dar gezen, dar gününde geniş gezer.

·         Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.

·         Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.

·         Vakitsiz açılan gül çabuk solar. 

8. DOLAYLAMA 

Sadece bir sözcükle anlatılabilecek bir durumu birden fazla sözcükle ifade etmeye dolaylama denir. 

Ø  Yavru vatanı bu yaz ziyaret edeceğiz. (Kıbrıs)

Ø  Büyük kurtarıcı 1923’te cumhuriyeti ilan etti. (Atatürk)

Ø  Ulu önder 10 Kasım 1938’de vefat etti. (Atatürk)

Ø  Avazı çıktığı kadar derya kuzuları diye bağırıyordu. (Balık)

Ø  O takımın en iyi file bekçisiydi. (Kaleci)

Ø  Türkiye’nin kalbi yine çok hareketliydi. (Ankara) 

ANLAM DEĞİŞMELERİ 

9. ANLAM DARALMASI 

Genel ve kapsayıcı bir anlam taşıyan bir sözcüğün zamanla daha dar bir anlama gelecek şekilde kullanılmasına anlam daralması denir. 

Anlam daralması genellikle türün tamamını karşılayan bir sözcüğün zamanla türün tek bir türünü karşılamasına denir. 

Örnek:

Eski Türkçede yabani hayvan anlamına gelen “geyik” sözcüğü günümüzde anlam daralmasına uğrayarak sadece bir türün yerini almıştır. 

Eski dilde cinsiyet ayrımı olmaksızın kız ve erkek çocukları için kullanılan “oğlan” sözcüğü günümüzde sadece erkek çocukları için kullanılmaya başlanmıştır.

– Eski Türkçede gök, gökyüzü, mavi, tanrı sözcüklerinin karşılığı olarak kullanılan Tanrı (Tengri) sözcüğü günümüzde sadece yaratıcı anlamına gelmektedir. 

10. ANLAM GENİŞLEMESİ

Anlam daralmasının tam tersidir. Sadece bir kavramın karşılığı olarak kullanılan bazı sözcüklerin zamanla birden fazla kavramı karşılayacak şekilde kullanılmasına anlam genişlemesi denir. 

Sadece bir kavrama ait özel terimlerin birden fazla sözcüğün anlamını kendi içinde barındırmasına da denilmektedir. 

Örnek: 

Kraliçe anlamında kullanılan “hanım” sözcüğünün günümüzde anlam genişlemesine uğrayarak bayan, kadın, eş anlamlarına gelmesidir. 

Anlam genişlemesine en önemli örneklerden biri günümüzde kullanılan tursil, selpak gibi sözcüklerin kullanımında görülmektedir. Örneğin selpak sözcüğü bir markanın ismiyken zamanla bu türün genel ismine dönüşerek anlam genişlemesini sağlamıştır. 

Selpak kelimesinde olduğu gibi kot, neskafe gibi sözcüklerde de bu kullanım görülmektedir. 

11. ANLAM İYİLEŞMESİ

Türkçede zaman dilimine bağlı olarak sözcüklerin anlamında iyi ya da kötü yönde anlam değişikliği görülebilir. Anlam iyileşmesinde kötü anlama gelen bir sözcüğün zamanla iyi anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır.

– Eski Türkçede kötü, hırsız anlamlarında kullanılan “yavuz” sözcüğü günümüzde iyi, güzel, yiğit, gürbüz anlamlarında kullanılmıştır. 

12. ANLAM KÖTÜLEŞMESİ

Daha önceki zamanlarda halk tarafından iyi değerler için kullanılan bazı kavramların zamanla kötü kavramlar için genellemesine denmektedir. Anlam değersizleşmesi de denilebilecek bu değişimde bir sözcüğün anlamının kötüleşmesi olayıdır.

Örnek:

Eski Türkçede canlılar için kullanılan “canavar” sözcüğünün günümüzde sadece yırtıcı hayvanlar için kullanılması anlam kötüleşmesine en güzel örnek olarak gösterilebilir. 

13. GÜZEL ADLANDIRMA

Halk tarafından üzüntü ya da korku veren bazı sözcüklerin anlamında yer alan acıyı azaltmak amacıyla iyi anlama gelecek şekilde kullanılmasına güzel adlandırma denir. 

Örneğin, 1900’lü yıllardan 2000’li yıllara kadar en büyük hastalık olarak görülen verem hastalığının halk arasında “ince hastalık” olarak adlandırılması güzel adlandırmadır.